Kategori: Yazılarım

Kadın
Marmara Üniversitesi tarafından Güçlü Kadınlar Zirvesi’ne konuşmacı olarak davet edildim. İlk davet geldiğinde olaya bak dedim, hayat önce seni güçlü bir kadın ol diye zorluyor, ardından da Güçlü Kadınlar Zirvesi’nde konuşmacı yapıyor. Bir de tarihi duyunca hayatın espri anlayışına bir kere daha hayran kaldım. 5 Mart, hayatımda tanıdığım en güçlü kadınlardan biri olan anneannemin ölüm…

Çok Şey Oldu
Bir dönem içimdeki ateş cılızlamış, yaşam ağır aksak ilerler haldeydi. Dünya dönüyordu, hatta belki inat bir sinir bozuculukla, bana ise her şey bir rüya gibi geliyordu. O esnada nevi şahsına münhasır bir tavırla battaniye altına girmek yerine çıkıp kendime çalı çırpı topladım. “Hayat en çok iyileri kırar” demiş Acar Baltaş, ben ise kırılan her iyi…

Uslu Kız
Hayatımda yalnızca bir defa öleceğimi zannettim. Geçtiğimiz Ağustos ayıydı, odamda yatağımın üzerinde oturuyordum. Durduk yere kalbim çok hızlı atmaya başladı. Zaten 1 aydır yaşadığım basit bir taşikardi ataklarından biri olduğunu sanıp, doğruldum ve geçmesini bekledim. Geçmedi, aksine şiddetlendi. Kulaklarım tıkanmaya başladı, nefes alışverişim zorlandı. Ne kadar kendimi sakinleştirmeye çalışsam da beceremedim. Annem içeride televizyon seyrediyordu.…

Erik Ağacı
Bugün arkadaşımla fidan dikme niyetiyle sabah erkenden yola çıkıp Şile’ye gittik. Fideciye gittiğimizde kendileriyle ilgilenemeyeceğimizden arsız bir bitki rica ettik. O bize elma ve erik ağaçlarını önerdi. Hiç meyve ağacı aklımızda yokken aslında doğada çocukların, hayvanların meyvelerinden nasiplenebileceği bir ağacın büyümesine vesile olma fikri hoşumuza gitti. Arkadaşım elmayı seçince erik de bana kaldı. Ağaçları kahvaltı…

Azize
Bir elinde güneş, bir elinde ay. Hem şifacı hem bilge. Hem cesur hem temkinli. Hem bereketli hem sınırlı. Karayı da görmüş, akı da. Her şeyi kaybetmiş ama kendisini kazanmış. “Benim gizli bir bildiğim var” diyen de o, söylenenin ötesindekileri duyan da. Konuşan da o sabırla tane tane, susan da sessizliğin asaletinde. Yanan da o, küllerinden…

Derler Bana…
Gece bir rüya gördüm. Bir anda göz gözü görmeyecek şekilde kar yağmaya başlıyor. Kafamı gökyüzüne kaldırıyor, gülümsüyorum. Sonra çevremdeki hiç kimseye aldırmadan koşmaya başlıyorum. Ardından hava aydınlanıyor ve karşımda gepgeniş yeşil bir ova görüyorum, duruyor, bakmalara doyamıyorum. Yüzümü güneşe dönüyorum. Ve uyandım. Her iki halde de mutluydum. Çünkü böyleyimdir ben. Islanmayı da severim ısınmayı da.…

Kentsel Dönüşüm
Yüksek lisans ders sunumlarının birinde bir arkadaşım “Mükemmel Olmamanın Hediyeleri” kitabından şu sözü paylaştı: “Evet hatalarım var ve bazen de korkuyorum ama bu benim özünde iyi bir insan olduğum gerçeğini değiştirmez.” Mükemmeliyetçi olmadığımı düşünürdüm. Öyle gelişigüzel, kafasına estiği gibi, büyük resme bakan, olmadı mı baştan başlayan biri… İyi ve erdemli bir insan olmak için verdiğim…

Bahçede Dans
Playlistimde iki şarkı art arda çalıyor; Ahmet Kaya – Yakarım Geceleri, Bade Nosa – İçimizdeki. Birinde diyor ki “Geçtim borandan kardan, yitirdim bahçeleri” Diğerinde “Sonunda açacak elbet içimdeki nilüfer” İkisini art arda dinlemeyi seviyorum, hayatın ta kendisini veriyorlar bana. Gün geliyor bir tufan patlıyor bir anda. Belki de bir anda değil, ayak seslerini duyuyorsun ve…

Yeni Bir Şeyler
Belki de yeni bir şeyler söylemenin vakti gelmiştir. Eski mevzular da olsa etrafında dönüp durduğumuz, biz eski biz değiliz. Dönüş figürlerimiz, adımlarımız, bakışlarımız aynı değil. Belki biraz büyümüş belki de küçülmüşüzdür. Bir dost alıp çantasını çıkmıştır, birini apartman girişinde terk etmişizdir bir kız çocuğunun gülümserken çekilmiş bir fotoğrafının gölgesinde. Eskilerden bir şarkı çalmıştır, biz bize…

Köyceğiz Günlüğü: Bir Ağaç Gibi Tek ve Hür
29.07.2022 Dere ayağımın altında tersine akıp gidiyor gibi hissediyorum. Halbuki o kendi yolunda, rüzgara da ayak uydurarak süzülüyor. Kırlangıçlar derenin üzerinde sanki bir telaşları varmış gibi birbirilerine çarpmadan uçarlarken yalnızca neşeli olduklarını fark ediyorum. Güneş mavi tepelerin ardından yavaşça süzülüp giderken biraz yorgun görünüyor gözüme lakin sadece artık yer değiştirmenin vakti geldiğini biliyor. Tüm bunları…

Sığacık Günlüğü: Yalnız Kalmak Yalnız Olmak Değildir
İstanbul’un insanı içine çekip yutan kaosu sebebiyle notlarda kalıp yayımlanması atlanmış bir yazı, taa 12 Haziran’dan. Ansızın, sormaksızın neler kalır geriye. Kopup yalnızlığımdan, kopup sonsuzluğumdan… (Yeni Türkü- Gurbete Kaçacağım) İş için geldiğim şehirde hafta sonumu geçirmeye karar verdim ve Sığacık’a doğru tek başıma yol aldım. Nitekim yalnız olmak yalnız kalmak değildir. -Eğer yeterince açıksan- yeni…

Papi Amca
2000’li yılların başı, soğuk bir Eylül akşamı… Ertesi gün okullar açılacak. Annemin bir elinden ben, bir elinden kardeşim tutuyor, Osmanbey’i turluyoruz boylu boyunca okulda giyinmelik kışlık ayakkabı almak için. Çocuğuz fakat annemizin cebinde fazla para olmadığını biliyoruz. Hangi mağazaya girsek elimiz boş çıkıyoruz. Saat git gide ilerliyor, gidilmedik mağaza sayısı azalıyor. Sıradaki mağazada tonton bir…

“Gonna Fly Now!”
3 aydır kickboks dersi alıyorum. Nedenini soracak olursanız galiba karşıma çıkacak her şeye karşlı dirençli olma gibi bir gayretim var. Nasıl duygusal dayanıklılık eğitimleri alıyorsam, fiziksel olarak da kuvvetli olmak istiyorum. Bunun için yıllardır spor yapıyorum ama dövüşmek bu dirençli olma isteğimle ilgili yeni bir bakış açısı kazandırdı bana. Derse temel duruş pratiklerinin ardından vurursan…

Galata’nın Tepesinde
“Benim ne olduğuma çok dikkat et. Ben içinden rüzgârın geçeceği bir kapı, suyu tutamayan bir çanak, örtmeyen bir çatı gibiyim. Ben bir gezginim, ben bir yolcuyum. Arayışıma devam etmeme izin ver.” – Gılgamış İnsanın kendini arayışı, bulduğunu sanışları ve bulamayışları… Hayatta her şeyin tek bir ana bakması ne ilginç. Tek bir an yetebiliyor bildiğinden emin…

Bir Şey Arıyorum
Satıyorum, Verdiklerinizin aldıklarımdan az olduğunu fark ediyorum. İşçilik diyor, umrumuzda değil, biz ağırlığına bakıyoruz. Ağır olmasına ağırdı diyorum, şu an değil, artık değil. Teşekkür ediyorum. Bir rose sipariş ediyorum, oturduğum yerden insanları izliyorum, onlar da beni izliyor. Kimisi kafası önde eğik, kimisinin acelesi var koşturmakta. Kimi birine bakıyor, öbürü bakmıyor. Nice aşklar kaçıyor diye düşünüyorum.…

Helva
Bu haftanın günlerinin birinde anneannemin eski kocası, annemin olmayan babası, benim hakkında neredeyse hiçbir şey bilmediğim bir insan göçtü gitti dünyadan. En zoru da ne hissedeceğini bilememek. Öyle ya da böyle bir kordon ile bağlı olduğun ama varlığını el yordamı aradığın bir ruh. Bir yanda yaşanması mümkünken yaşayamadıkların, bir yanda “kızgınlık” diyerek basitleştirmeye çalıştığın boğaz…

Farkındalık Acıtır
Uzun zaman oldu yazmayalı. Anda kalmak dedikleri şeyi yanlış anladığımızdan beri hayat o kadar da matah bir yer değil. An kurtarılacak bir meseleye dönüyor ve siz daha onu sindiremeden yenisi geliyor. Bir başarı elde ettim, tam yazasım geldi, bir şeylere sinirlendim. Bari onun için döküleyim dedim, güzel bir haber aldım, her şeyi aştım. Küresel acıların…

Oyuncak Buzağının Hayali
Fotoğraftaki oyuncak buzağı bir markanın maskotu. Sabah annem ben henüz uyanmış, yatağımda keyif yaparken bir yerde bulmuş yanıma getirdi, “Bak reklamda görüp üzülüyordun, yazık diyordun, kendisini gerçek bir buzağı sanıyor”. Aslında öyle değildi, o gerçek bir buzağı olmayı hayal eden bir oyuncaktı ve bu beni üzüyordu. Bu oyuncak buzağını, okumak için yatağımın başucuna dizdiğim kitapların…

12.971 Adım
Bugün arkadaşımla beraber Kemerburgaz Kent Ormanı’na gidip yürüyüş yaptık. Yol boyunca yer yer yağmur yağdı, rüzgar esti, yer yer güneş açtı. Göle vardığımızda çantamızdan sandviçlerimizi, termosumuza doldurduğumuz çayı çıkarıp bir güzel yedik içtik. Terimiz soğuyup üşümeye başladığımızda tekrar yola koyulduk. Tanımadığımız insanlara günaydın dedik, kendi halindekilerin yanından geçip gittik. Gülme krizine girdik, duygulandık, sohbete daldık…

Seviyorum Ama Kimi
Portekiz’de kaldığım ev akşamları çok soğuk oluyordu ve benim de odamda ısıtıcı yoktu. Evden erken ayrılan ev arkadaşım giderken peluş bir battaniye bırakmıştı bana. Ben gece önce sıkıca giyer, sonra bu battaniyeye sarılır, ardından yorganı üstüme çeker öyle yatardım. Bavulumda yer olmamasına rağmen o soğuk gecelerde bana eşlik etmiş olan battaniyeyi orada bırakmaya içim el…