Seviyorum Ama Kimi

Portekiz’de kaldığım ev akşamları çok soğuk oluyordu ve benim de odamda ısıtıcı yoktu. Evden erken ayrılan ev arkadaşım giderken peluş bir battaniye bırakmıştı bana. Ben gece önce sıkıca giyer, sonra bu battaniyeye sarılır, ardından yorganı üstüme çeker öyle yatardım. Bavulumda yer olmamasına rağmen o soğuk gecelerde bana eşlik etmiş olan battaniyeyi orada bırakmaya içim el vermedi ve gelirken yanımda getirdim.

İki gün önce aklıma battaniyem geldi ve sakladığım yerden çıkarıp sarındım yine. Beni o günlere götürdü. Üşüdüğüm, yalnızlığım içinde kendimi bulduğum, büyürken küçüldüğüm, ifrat ile tefrit arası o zamanlara…

Hep kendini sevdiğini düşünen biriydim. Bana yapılmasına izin verdiğim şeyleri düşününce böyle sevgi mi olur diyorum. Ben kendi kendimi gerçekten sevmeyi şu son 1-2 yılda öğrendim. Çünkü benim birini, bir şeyi -gerçekten- sevmem için tanımam gerekiyormuş. Tanıdıktan sonra sevmeyi bıraktıklarımı düşününce…

Tanımak uzun zaman aldı kendimi. Enlerimi, hiçlerimi, aslalarımı, yaralarımın yerlerini, şifamın kaynağını, taa derinlerden gelen o sesi duymayı… Ve seviyorum bu deli kızı. Bir gün gelip hiçkimse sevmese de ben çok seviyorum. Herkes çok sevse, ben herkesten daha çok seviyorum. Daha keşfedilecek çok şey var üstelik!

Onu battaniyeye sarıyorum, sıcacık kahvesini yanına koyuyorum, birlikte yere usulca düşen kar tanelerini izliyoruz…

https://youtu.be/4ZeNKFmc51Q

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz