21.05.2020 Güncesi

Dünden

Günlerdir üzerimde bir yorgunluk hali var. Ne uzun uykular ne de uzun duşlar aldı yorgunluğumu.

Dün, 2 aydır 2. kez, ince bir triko geçirdim üzerime, kulağımda Özdemir Erdoğan, aştım yokuşları, Fulya’dan verdim kendimi Beşiktaş’a. Tam o sıra yağmur çiselemeye başladı. Maske engel olsa da ara ara indirip çektim toprak kokusunu içime. Toprak kokusu büyük bir nimet.

Biraz daha, az biraz daha derken özlediğim kafelerin önünden geçip yine denizin önünde buldum kendimi. Özlemlerimden geçip gitmeyi öğrendim galiba.

Önümde sis içinde İstanbul, çoktan ıslanan üstüm başım, bir süredir aradığım serinlik… Denizi daha önce böyle görmemiş miydim hiç, yoksa daha önce ben denize hiç böyle bakmamış mıydım? Bilemedim.

Önümde bir martı kocaman bir ekmek parçasını indirdi mideye, bir güvercin ise küçük bir parça. Herkes alabildiği kadarını alıyor, sen ne kadar verirsen ver diye düşündüm.

Acaba şu sıra alabildiğimden fazlası mı verilmişti bana? Dinlenince geçilmeyen bu yorgunluk bu yüzden mi?

Uzaklaştığım şeyleri düşünmeye başladım, kafamın içinde değiştirdiğim tanımları… Hızlı mı değişiyorduk, öyle bir anda? Yoksa minik minik oluyordu zaten de fark edilmeyi mi bekliyordu?

Doğru ne? Normal ne? Yaşamak ne? Yaşıyor muyum? Nazım söyle, yeteri kadar ciddiye alıyor muyum? Ben de dünya ile bir ceviz gibi yuvarlansam, onunla bununla dalga geçsem, Dalgacı Mahmut gibi yırtılan denizi diksem, her sabah gökyüzünü boyasam maviye? Kızar mısın bana zeytin ağacı dikmesem? Ama ölüme inanmıyorum.

Neyse sonra dağıttım bu karamsarlığı (eskisi kadar uzun kalamıyorum), kediye köpeğe göz kırptım, hareketli bir şeyler açtım, döndüm gerisin geri.

Biraz üşüdüm, eve geldiğimde erkenden uyudum. Mesajlara cevap vermedim, telefonları açmadım, kimseyi haberdar etmedim, telaşlanmadım. Gece ateşlendim. Sabah uyandığımda iyiydim. İyi miyim? Belki gerçekten şimdi, hiç olmadığım kadar iyiyim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz