
Aşağı bakabilirim, mis gibi toprakta serpilmiş bir çiçeği seyretmek için
Yere çökebilirim, onu sevmem için boylu boyunca uzanmış bir köpeği okşamak için
Ellerimi kaldırabilirim, bir dostumu selamlamak için
-Bak buna hiç inanmayacaksın ama- eğilebilirim, bir çocuğun gözlerine bakarak konuşabilmek için
Yatabilirim yere, çimlere uzanırım
Keserim sesimi eğer taa kalbime ulaşan bir müzik sesi duyuverirsem
Ben, dostum, teslim olabilirim bir sevgi karşısında fütursuzca
Mutlu eden masallar anlatabilirim
Sen bana taş atarken ben sana çiçek uzatabilirim
Kızgın bakışların altında kitap okuyabilirim
Ben
Gezi Parkı’nda bir ağaç,
Ülkemde bir kadın,
Cumartesi günleri bir anne,
Suruç’ta, Ankara Tren Garı’nda bir barış yolcusu,
Boğaziçi’nde bir öğrenci,
Penceredeki tencere tava sesi,
Ben, özgürlük için göğe bakanım.
Özgürlük ben neredeysem orada.

Bir yanıt yazın