
Son zamanlarda arkadaşlarımla muhabbetini çok yaptığımız bir konu var: “Yara”
Yara nedir, kendisine nasıl yaklaşmak gerekir, nasıl iyileştirilir vs.
Diyorum ki onlara şöyle yukarıdan yukarıdan “İyileşmek istiyorsan evvela yaranı kabul edeceksin. Seveceksin onu, sevgi yaradan daha derindir. Temizleyeceksin her sabah, küçülmesini seyredeceksin, gülümseyeceksin ona. Sonra Sevgili Kalben’in de dediği gibi ‘büyütmeyeceksin’ yaranı.”
İnsana bir kendisi yaralıymış gibi geliyor. Acın neredeyse canın da orada oluveriyor, kapıyorsun gözünü kulağını her şeye. Halbuki hepimiz muzdaribiz hep aynı konulardan.
Galiba benim için şu sıra hayat bu sözcükleri uygulamaya koyduktan sonra başladı.
Bütün yaralarımı serdim önüme, kedi poposu olanları da dahil 😁
Ay bi baktım bunlar bana sırıtıyor, ben bunlara sırıtıyorum, dedim gelin küçük şapşikler sarılalım!
Sonra tarçını kaynatıp suyunu bir pamuk yardımıyla sürdüm üzerlerine. Sürerken “Benim elim değil bu, Fatıma Ana’nın eli” dedim.
Kabuklarına hiç dokunmadım. “Geceden gündüze değil de, bugünden yarına değil de, çok acil olarak değil ama çabuk çabuk” (Fosforlu kedi gözleri teşkilatına selam olsun!) iyileştiler. İyileştiler. İyileştiler. İyileştiklerinde mucizeyi de getirdiler.
Çalışma masamda, gözümün önünde “Her şey yolunda :)” yazıyor. Bu önceden şeydi, “Her şey çok güzel olacak” sonra dedim ki niye gelecek zaman? “Her şey çok güzel” ama bu da olmadı. Her şey güzel filan değil, hoş kimse de böyle bir şey vadetmedi zaten bana, niye sitem edip havalara giriyorsam… (Bu arada böyle dönemlerde Nietzsche amcanın şu sözü bana çok iyi gelir “İyi olduğun için herkesin sana adil davranmasını beklemek, vejeteryan olduğun için, boğanın sana saldırmayacağını düşünmeye benzer.”)
Lakin her şeyin çok kötü gittiğini düşündüğünüz anda bile “Her şey yolunda”dır. O an ne olması gerekiyorsa o olmuştur. Ne hissediyorsan o hissiyatın bile bir sebebi var, acaba seni ne yapman için harekete geçirecek?
Dur ve düşün şu anda, tam şu anda, bunu neden yaşıyorsun? Bu olay sana ne anlatmaya çalışıyor? Senden ne alacak ve sana ne verecek?
Sakin ol, nefes al, kalbini tut, gözünü kapa ve mırılda “Her şey yolunda” her şey akışta, ne olması gerekiyorsa o oluyor.
5-6 Mayıs Hıdırellez. Hayat sana istediğini değil, ihtiyacın olanı verir. Bana baharı verdi, dilerim sende de havalar öyledir. Öperim.
(Gül fidanlarına ve gül kokulu 3 fidanımıza selam olsun!)

Bir yanıt yazın