2017/ İstanbul
Aslında bu aralar hayat bana ne sunarsa onu yaşıyorum. Güzel bir müzik sunarsa onu dinliyor, güzel bir kitap sunarsa onu okuyor, ağla diyorsa ağlıyor ve şimdi ışığını saç diye talimat veriyorsa varımı yoğumu ortaya koyuyorum. Uzakları düşlüyorum.
Bunu ne zaman öğrendim ben de bilmiyorum. Kontrol delisi ben ne zaman saldım hayatımı bu kadar?
“Ben her şeyi yaparım”dan “ben mükemmel değilim”e ne çabuk geçtim? “Üzerime gelin, pes etmiyorum”dan “Yeter, yoruldum artık”a nasıl ulaştım?
Kaçıp gitmelerim nasıl azaldı böylesine, gemileri yakmalarım, benden sonrası tufanlarım?
Neden gitmiyorum, neden gidemiyorum?
Neden güç bulamıyorum çoğu zaman?
Niye okuyup duruyorum sonu olmayan eski bir hikayeyi?
“Yorgunum…” bunu söylemek çok rahatlatıcıymış. İnsan kendisiyle artık uğraşmıyormuş.
Kusurlarım var benim de ve ben onları seviyorum. Aptallıklarım var, biraz aptal olmaya benim de ihtiyacım var!
Koparmak istiyorum kalbimde ve aklımda yük olan bağları, beklemeyi, ümit etmeyi…
Neyse ne diyip devam etmeyi…


Bir yanıt yazın