
2017/ İstanbul
Bu yıl hayat kulağımdan çeke çeke bana bir şeyleri gösteriyor. Al diyor, bak, dünya üzerinde daha yaşayacağın göreceğin neler var fark et.
Önce koca bir dünyanın üzerinde yaşadığını fark edeceksin. Bir kıtanın üzerinde sırt çantanla dolanırken dünya git gide küçülecek, sen o sırt çantasının altında küçüleceksin. Git gide güçlendiğini hissederken bir yanın, diğer yanın bir toz zerreciği olduğunu fısıldayacak sana.
Aşk için nelerden vaz geçersin? Göreceksin. Ne kadar cesur olduğunu bi kere daha fark edeceksin. Farklı iki dilin değil farklı iki yüreğin birbirinden uzak olduğunu anlayacaksın bir kere daha yüreğin öylesine sımsıcak olurken onun yanında.
Beklemenin sabretmenin, çabalamanın ve vazgeçmenin lafta kalmadığını bir kere daha tadacaksın ve tüm bunların nasıl yönünü şaşırttığını insanın. Karar vermenin dolabının önünde yarın giyeceğin elbiseyi seçmekle bir olmadığını derin bir nefes vererek anlayıvereceksin.
Büyüyeceksin.
Güçleneceksin.
Güçlü olduğunu belli etme diyecekler sana
Güleceksin.
Ben güçlüyüm, ben cesurum, ben neşeliyim!
Ben güçlü, cesur ve neşeli iki kadını bu sene aynı hastalıktan toprağa verdim.
İkisi de dokunmuştur hayatıma farklı zamanlarda, farklı şekillerde…
Yani hayat bir kere daha tutup kulağımdan bak dedi bana, bak henüz devam ediyorken hayat, iyi bak… Sevdiklerine ve de kalbine.

Bir yanıt yazın