
Ben bu fotoğrafa ne
zaman baksam ağlayasım gelir. Her şeye ağlayan yaşlı kadınlardan biri olacağımı
şimdiden görebiliyorum, ama aslında bu fotoğrafa baktığımda gözlerimin dolma
sebebi yılların geçtiği düşüncesi değil, fotoğraftaki duruşum.
Neden bu kadar ezik durduğumu biliyorum, neden
gülmediğimi biliyorum. Fotoğrafın çekildiği günden bir an’ı dün gibi
hatırlıyorum: Apartmanda anneme neden bana kuzenimin
tişörtünü giydirdiklerini sordum.
Bazı anlar donup kalıyor. Hayat o andan itibaren
farklı bir yöne akmaya başlıyor. Ne yöne gideceğin; fark ettiğin, kendine
kattığın o birkaç saniye içinde belirleniyor.
Bir kadın çöpten yiyecek topladığında, bir çocuk
oyuncağı olmadığından taşlarla, yapraklarla oynadığında, başka bir çocuğa bugün
öğle yemeğinde ne yedin diye sorulduğunda ağlamaya başladığında, tombiş yanaklı
bir bebek ailesinden gizli çektiği lösemili çocuklar için destek istediği videoyu
izlediğinde…. Daha nice anlar sayabilirim size.
Siz sadece kendinizden bir şeyler bulduğunuz anlara
takılıp kalırsınız. İçinize dönün, bi bakın. Karşınızdaki manzarada sizden ne
var?
Takılıp kalıyorum ve yaşamak bazen çok ağır
geliyor.

Bir yanıt yazın